Çeneden boyun bölgesine kadar uzanan sert kıllara sakal denir. İlk çağlardan beri binlerce yıl, erkekler yaşadıkları yöre ve iklim koşulları, dinsel inanış, bulundukları görev ve mevki ile kişisel isteklere bağlı olarak çeşitli biçimlerde sakal bırakmışlardır. Eskiden daha çok orta yaşın üstündeki erkekler sakal bırakırken, son yılda gençlerinde çeşitli şekillerde sakal bıraktıkları görülmektedir. Sakal, çocukluktan erkeklige geçişin bir göstergesi olarak kabul edilmiş, sakalı ve bıyığı çıkmayan kişilere Köse denilmiştir. Bu nedenden dolayı erkekler için sakal ve bıyık gurur kaynağı olmuştur. Ayrıca sakal, kişiye bir olgunluk ifadeside kazandırdığından, dilimizde sakalın önemini vurgulayan pek çok deyime de rastlanır:’sakalım yok ki sözüm dinlensin’,biz bu sakalı değirmende ağartmadık’gibi sözlerle örnek verebiliriz. Sakal ve bıyık, makyajda olduğu gibi yüzde iz, çukurluk, leke gibi durumlar olduğunda veya yüzdeki hoş olmayan hatları gizleyerek daha güzel görünüm oluşturma aracı olarak da kullanılmaktadır. Örneğin geniş çenede bırakılan top sakal çeneyi daha dar gösterirken, dar çenede bırakılan ince sakal, çeneyi daha geniş gösterir.